METROPOLİTAN ŞEHİRLER VE UNUTULAN AFET RİSKİ

Mega kent nüfusu 8 milyonu aşan kentler olarak tanımlanır. İstanbul’da bu tanıma girmektedir. Dünyanın içinden deniz geçen şehri tarih ve medeniyetler beşiği olan İstanbul Maalesef kapısında hazır bekleyen büyük depremlere hiç hazır olmayan bir kent olarak kaderini beklemektedir.
 

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremleri turizm ve sanayi bölgesi Marmara’yı çok derinden sarsmış on binlerce insanımız enkaz altında hayatını kaybetmiş ve yaralanmıştır. Uzun vadeli yatırımlarla ekonomik sorunlara büyük bir yıkıma uğratmıştır. En büyük darbeyi ise hazırlıksız yakalanan devlet ve sorunu çözemeyen siyasiler olmuştur. Kısa süreli etkili olan deprem korkusu ve bilinci zamanla unutulmuş projeler bürokrasiden, ödeneksizlikten rafa kalkmıştır.
 

Dünyada tüm ülkeler deprem sonrası bilinçlenip yeniden inşa yaşarken ülkemizde ise hasarlı binalar boya ve takviyelerle yalan yanlış şekilde onarıldığı, ağır hasara ve oturulmaz raporuna rağmen insanlar ikamet ve maddiyattan dolayı evlerini tahliyeye yanaşmamıştır. Deprem sonrası hızlı bir şekilde binaların yeniden yıkılıp yapılmasına bürokratik engeller, kredilerin yüksekliği, teşvik ve halkta yeterli deprem bilinci yerleşmediği için geçilememiştir. Bu beklenen olası İstanbul depreminde kayıpları ve zararları arttıracaktır.
 

Afetin etkilerini azaltmak ve sürdürülebilir gelişmeyi sağlamaktan bahsetmek gerekmektedir. Bunlardan en önemlileri;

 • Deprem değil bina öldürür gerçeğini kabullenmek,

 • Yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılması,

 • Bilim adamları ve yerel yönetimlerin işbirliği yapması

 • Sivil toplum kuruluşlarının işbirliği ile mümkün olacaktır.

Büyük kentlerdeki hızlı büyüme, afetlere karşı hazırlıksız ve savunmasız olma, sosyal ve ekonomik istikrara karşı tehlikenin azalması için özellikle yerel ve merkezi otoriterin işbirliği içerisinde acil önlemler alması gerekmektedir.
 

Deprem doğal bir afettir, depremle yaşamayı öğrenmek bizden sonraki kuşaklara öğretmek halk ve yöneticiler bir araya gelerek karşılıklı anlayışla tedbirlerimizi almamamız gerekmektedir. Çünkü dünya için en büyük doğal afetlerden birisi olarak deprem sürekli var olacaktır.

YORUM EKLE